Kamu Servislerinin Kentlerde Mekânsal Sunumu Üzerine Kuramsal-Kavramsal Çerçeveler

Özcan ALTABAN

Abstract


Kent ve Bölge Planlama yalnız arazi kullanış veaktivitelerin coğrafi mekanda yerseçimiyle uğraşan bir disiplin değil aynızamanda İNSAN ve TOPLUMLA yakından ilgilenen bir sosyal bilimdir. ÖzellikleKent Planlama kentsel alandaki yaşam kalitesiyle çok yakından ilgilenmek durumundadır(Altaban, 1993). Ulmann’ın bir konuşmasında belirttiği gibi sorun; “yalnızölçek ekonomilerine ve yığılmanın getirdiği avantajlara uygun bir şehirtasarımı olmaktan öte optimum düzeyde yaşanabilir bir ortam yaratılmasıdır”(Ullman, 1962).Kentleri yaşanabilir kılan ve asıl önemli olan eğitimtesislerine, üniversitelere, kütüphanelere, tiyatro ve konser salonlarına,doktor ve hastanelere, oyun sahaları ve parklara, güvenlik servislerine vehatta sakin ve temiz havalı ortamlara en kolay şekilde erişebilirliktir(Ulmann, 1962).Oysa kentli insanın topluca ve bireysel olaraktükettiği bu yaşamsal gereksinimlerin yer seçimi, ölçeği, boyutları ve kenttekimekansal dağılımı üzerinde, nedense çok durulmamaktadır.  Türkiye’de özellikle büyük kentlerde eğitim vesağlık tesislerinin yerleşiminde, boyutlarında ve dağılımında bu konu hemenhemen hiç dikkate alınmamaktadır. Özel okullar kendi ölçütlerine göre yerseçmekte, özel-devlet işbirliğinde son günlerde kamu arazilerinde yap-işletmodeline göre ihale edilen şehir hastanelerinde yerseçimi ölçek, dağılımkonuları gözardı edilmektedir.  Buyaklaşımlarda İNSAN’ın mekansal davranış modelleri hemen tümüyle kitlesel vemuhtemel olarak piyasa ortamındaki davranışlara yönelik şekilde elealınmaktadır. Oysa kent mekanında cereyan eden günlük yaşamda herşeybu tür kitlesel ölçekli modellere göre gerçekleşmez. Toplum yaşamında sosyalrollerin yeniden belirlenmesi ve yeni yaklaşımlarla her tür aktivite veeylemler için fiziksel dağılımların yapılması mümkündür. Fakat hane halkıdüzeyinde yeralan çok sayıda değişkeni bu tür modellerdeki temel varsayımlaradahil etmek hiç de kolay değildir, hatta imkansızdır.Sosyal bilim çerçevesindeki yaklaşımlarda “İNSAN”inceleme konusu olduğunda, insanı mal ve para gibi kitlesel birimler içinde elealmamak gerekir. Eğer kentsel nüfusu çeşitli parçalardan, kesimlerden oluşanbir kitle veya yığın olarak görürsek; işgücü, göçedenler, alışveriş yapanlar,okula gidenler, turistler, televizyon seyircileri, çeşitli örgüt üyeleri,günübirlik seyahat edenler vb. kategoriler içinde biribirinden kopuk parçalarhalinde analiz etmek gibi, halen geçerli inceleme yöntemleri içinde hapsolmakkaçınılmazdır (Hagerstrand, 1970).

Full Text:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.4305/metu.jfa.2014.1.10

Refbacks

  • There are currently no refbacks.